Her kışın ardı bahardır!

Her kışın ardı bahardır!

Dünyaya bir kabus gibi çöken koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadelenin en yoğun olduğu günlerden geçmekteyiz. Gönüllü veya zorunlu karantina uygulamaları sebebiyle dünyada günlük hayat adeta durma noktasına geldi.
Davranışlarımızı değiştiren, endişelerimizi ve kaygılarımızı doruğa ulaştıran bir virüsle topyekûn mücadele ediyoruz. Dünyanın dört bir yanından her gün gelen ölüm haberleri morallerimizi bozuyor. Bir tarafta sevdiklerimizi, yakınlarımızı diğer tarafta işimizi kaybetme korkusunu derinden yaşıyoruz.
Öncelikle bilmeliyiz ki; Türkiye en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izleyen, tedbirlerini de süratle alarak, hayata geçirmiş ülkelerin başında geliyor. Yakın zamana kadar ülkemizi bu kabustan uzak tutmayı başarabildik. Ancak dünyayı saran felaket kaçınılmaz bir şekilde bizim de kapımızı çaldı. Devletimizin tüm kurumları, önlemleri en üst seviyeye çıkararak, seferberlik ruhuyla bu korkunç salgına karşı mücadelelerini sürdürüyor. Özverili ve fedakar çalışmalarıyla bu mücadelenin en ön safında yer alan başta doktor, hemşire, sağlık çalışanlarımız olmak üzere tüm görevlilerimize saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu zorlu mücadelede bizlere de önemli görevler düşüyor. Alınan her önlemin, bizim, yakınlarımızın, geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın sağlığı için olduğunun farkına vararak, sorumlu hareket etmemiz, fedakarlık yapmamız gerekiyor. Bilim insanları, temizlik kurallarına azami riayet edilip, sosyal hareketlilik ne kadar azaltılırsa, virüsün yayılma hızının ve dolayısıyla yol açtığı tehdidin o derece düşük olacağı yönünde hemfikirler. Bizler de önümüzdeki 2-3 haftalık süreci bu uyarılara maksimum riayet ederek yaşamak zorundayız. Bu günlerde panik havası yaşamadan önlemleri en üst seviyeye çıkarmak, şüphesiz ki en doğru davranışların başında geliyor.
Geldiğimiz noktada; artık her şeyden önemlisi insan sağlığıdır. Şimdi her türlü ticari kaygıdan önce halkımızın sağlığını korumaya ve virüse karşı amansız mücadeleye odaklanmamız gerekmektedir. Salgının ilk çıktığı ve binlerce kişinin yaşamını yitirdiği Çin’de, alınan sıkı önemler sonucu yeni vaka sayısındaki düşüş ve hastalığın baskılandığı yolunda gelen haberler, morallerimizi yükseltmektedir.
Diğer taraftan, ekonomi yönetimimiz de kriz tedbirlerini belirledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetimiz, salgının ekonomik etkilerini azaltmak için Ekonomik İstikrar Kalkanı paketini açıkladı.
Paket, dünyanın içinde bulunduğu ekonomik konjonktür dikkate alındığında, birçok kesimin beklediği fevkalade önemli destekler içeriyor. Dinamik bir yapıya sahip olan paket ile zaman içinde ihtiyaç duyulan alanlarda yeni paketler, yeni adımların da devreye gireceğini bizzat Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak açıkladı.
Nitekim son birkaç gündür kamu bankalarının ilan ettiği kolaylık ve ertelemelere diğer özel bankaların da iştirak etmeye başladığını memnuniyetle görmeye başladık.
Geçmişimize baktığımızda ülke olarak buna benzer birçok badirenin üzerinden başarıyla geldiğimizi görüyoruz. Zorlu günlerden geçerken mücadele gücümüzü, moral motivasyonumuzu ve birlik, beraberlik duygumuzu yüksek tutmaya özen göstermeliyiz.
Bilindiği üzere ekonomide sadece bize özel bir düşüş yaşanmıyor. Bütün dünya yeni şahit olduğu bu olayı nasıl yöneteceğini bulmaya çalışıyor. Şu an için en önemli konu salgının kontrol altına alınmasıdır. İnanıyorum ki, salgının kontrol altına alınmasından sonra ekonomik kayıplar hızla telafi edilecek, çok hızlı bir düzelme olacaktır. Ülkemiz de bu zorlu süreci mümkün olabilecek en az hasarla atlatarak, normale dönecektir.
Unutmayalım ki her kışın ardı bahardır!
Allah, devletimizi her türlü musibetten korusun, milletimize sağlık versin..

Başkan'ın Mesajı